Anonim oldu yazdıklarım,hepsini kendimden çaldım.Sanırım limitsizim.

davalarımızdı bize öğreten - Blogcu


Bir şizofren yakarış.

  Sabah yedibuçukta dikildim başına.Oğlumdu ve ben onu doğuştan sevmek zorundaydım.Uyandırdım her sabahki gibi.O büyümüştü ve çalışmak zorundaydı.Kalktı yüzüme baktı ve güldü.Her sabah gülerdi ve sanki buna zorunluydu.Biraz oyalandı çıktı gitti.
  Mutfağa gittim.Otomatiktim.Kahve yapmasam olmazmıydı.Bilmem .Belki olurdu hiç düşünmemiştim.Genede içtim.Bugün nasıl geçmeli gibisinden salak soruyu hersabahki gibi sordum.Sanki planlar hep tutuyordu ve her plan özgürmüş gibi..Sonrasında düşünce bölümüne geçtim.Ne olacak?ne olmalı?niye olmadı?olurmuydu olmazmıydı?Böyle gidersem sıyırırmıyım ve farkedenler neden sıyırdığımı sorgulayıp,sıyırmış halimden ders yada sevgi çıkarırmı??Hiç sanmam dedim.Birşeyler yapmalıydım ve dağılmalıydım.
  Mesela bir ilaç bulup başlasam..Bir antidepresan alıp anksiyetemi rayına soksam.Çokmu burjuvazi kaçardı .Rezene içsem ayar çekermiydi ki..Bak kızım dedim ufaktan gönderiyor aklın seni..Artık ilacın kralı gelse,doktorun Allahı ..İflah olmaz bu kafa..Zaten biraz daha sık dişini sonunda alışacaksın otçul bitki olmaya.Bugün masada kuş sütü içsen,yarında çöpten çürük elma..Farketmeyecek beynin.Yada şuracıkta  şafağına bir kurşun yapıştırsan,yanlız gebereceksin..Yada birileri halini rastgele farketse,farkettikleriyle kalacak.Bide üzerine farkedilip bana acınması dahada dellendirecek.
   Yada diyelimli öldün.Ağlarsa anam ağlıyacak,oda yalandan zırlayacak.Kızanlar biraz yalpalayacak,bir kasaba kopuğu içip içip sıçacak.Yani ölüncede değerim olsun da insanlar arkamdan telef olsun türünden bir trip arayışıda boş.Gidenin gittiği yerde belli değil.Ama değilmiki dünyanın sonu bir şekilde gelecek.Bugün ölmesen yarın öleceksin.O halde daha fazla tekleyip durmaya ne gerek var.Ölüm şekli öbür tarafta ne fayda sağlar.Yada vazgeçip silkinsemde açılın bre desem de atlasam ortaya..Konuşsam sus denecek..Susunca ay azcık iki laf et.Yorgunum desem gençsin,heyecanım var kıpraştım desem yaşın başın kemale gitti.İşte ağlayasım var mesela yakışmıyor gözyaşı..Bi kahkaha patlatsam,hiç komik değil.Ama benim ölesim var çok ölesim az yaşayasım.İntihar edesimde var azcık ama bunu çok netleştiremeyesim..Yaşarsam da yazı yazasım .Kafası dağılmış bir çift şekerli olarak,bozuk zihin yazıları yazasım var ve bunları hem beyinde taşıyıp hemde okuyana aktarasım var.Bu ağırlığı kaç kişi taşır birde merak..
   Yada şimdi öleyim.Soru sorsun yaratan...
    Ey kızım ne dürtükledi senide kıydın bu cana..
    Valla ben yaşayıp gidiyordum bir anda yükseldi beynim işte..anlamadım ki.Bi baktım burdayım..
   Biz demedikmi verdiğimiz canı biz alırız deyu..
   Sen alsaydın o zaman yüce rabbim..Başkalarına bırakmasaydın..
   Ne demek başkaları.Sen içtin bir kutu hapı.Yetmedi kendini astın..Zındık.
   Yok öyle olmadı.Ben yaşıyordum aslında.Birgün annem bastı üstüme.Meğer kendi hayatına koşuyormuş görmedi beni..Tam toparlandım kalkıyordum,bir koca taş indi gövdeme.Baktım Türkiyeymiş,parçalanırken bir parçası yapışmış yüreğime.Emekleyerek tam dikildim ayağa,bir kasaba piçi binmiş otobüse,kafamın üzerinden geçti tekerlekleri.Onuda bekleyenler varmış acil,görmedi tabi ezdiğini..E  düzülmüş bir beyinlede yaşamanın imkanı yoktu.Napsaydım yaradanım..
 Desem..Yada demesem..Öldüğümü farketmesemde farkettirsem.Yaşadığımı bilmesemde yaşayamadığımıda bilmesem.?.Pert gözüyle baktığım kendime modifiye uygulasamdamı yaşasam,hurdaya çıkıpta fiyatı düşük can olup azrailimi beklesem?..İntihar edenlerin canınıda azrailmi alır,yoksa kendisimi azraildir o anda.?Oğlan sabah kime güler ben ölünce.?.Annem koşarken başka ezecek böcek bulurmu?Piç şöför ehliyeti kaptırırmı yoksa tövbe eder yayamı devam eder yola..Kaç parça çıkar ülkemden bahse değermi??Allahtan korkmalımı yoksa sevmelimi..
   Ölmelimi..Ezilmeli mi..Hamamböceği ..Antidepresan..
   Şşşitt bir tıkırtı var..Genemi kriz geldi..gelmedi..Geldi..
   Son noktayı ben koydum Allahım..Vallahi sadece son noktayı.
    Ne biçim bir Allahsın be sen..
   Ne biçim bir stildir bendeki yaratılış..Yaşayamadan ve ölemeden acaip bir arada kalış..
 aman be ...Valla...
  
   

    

Yorum (5) Yorum yaz!

ÇATLAMADIM..

     Burda hiç deniz yok.
    Gözün alabildiği yerde insan sürüleri.Bir yere giden bir yerden gelen telaşeli yada sakin insanlar topluluğu.Birbirine benzemeyen,bazıları ilgisiz bazıları yanbakışlı,kimilerinde yüksek yopuk kiminde göğüs dekoltesi.Bakarken yorulmak,yorgunluğu atabilmek için gerekli deniz.Hayal kurup gözleri daldırmak için değil.
    Ama burda hiç deniz yok.
   Belkide ağlayan şehir burası.Bakıldığında umudun döl tutabileceği bir yatak yok.Bir yerlere sıkışmış beyinlerin,vıcıklaşmış ilişkilerin ve umarsız dostlukların ,güvensiz sevgilerin kol gezdiği bir şehir.Belkide Filistin'e eş,yada Bağdat'a kardeş..Bunuda kimsenin farkettiği yok..Yakında kan kokusu çıkacak belkide.Kimsenin ilgilendiğide yok.Hava almak istiyor insan ve biraz oksijen yedeklemek..
   Ne yazık ki burda deniz yok.
  Deniz uzakta da değil aslında.
  Belki şimdi bir kasaba meyhanesinde gel-git yapıyor.Belki çok sarhoşlayanların yakınında serinlik veriyor.Bazen rakı kokusunu taşıyor özlem duyup içemeyenlere.Belki dalgalarını kıvırıyor,kıvranmak isteyen bedenlere öncülük yapıyor belki..Bir orospu yıkanıyor belki içinde..
    Ama burda değil deniz.
   Belki birilerini taşıyordur göğsünde.Uzakları yakın ediyordur bilinmez.Sıkıldığı olmuştur belki.
  Yada içine atılan çöplerle boğuşuyor.Bir zamanlar dökülen kanla ,şimdi atılan çöpü kıyaslıyor belkide.Yada bir anne şefkatınde,usul usul balıkları sallıyor.
   Burda değil deniz.Burda hiç olmadı.
   Bende isterdim bir rakı kokusunda ,iyotu meze yapmak.
   Bir dalga boyunda uzun uzun öpüşmeyi isteyende çoktu belkide.
   Ve birileri isterdi denize karışıp yokolmak.
   Ama deniz burda yoktu.
   Bir deniz olsaydı eğer....
   Ve ben uzaktan görebilseydim..Bir ıslatabilseydim ayaklarımı ..Ve yosunları sarmalasaydım açık yaralarıma..
   Deniz yok burda.Kesin bildiğim bu.
   Bugünde çatlamadım....................
   Hani bir uzaktan görseydim nolurdu.Bir damlası avucumda olsaydı..
   Yoktu .Yoktu.Deniz burda yoktu.Köhne şehirde yaşayanlardan biriydim bende.Kaba duygulardan arınmamış insanların yan komşusu.Ve ağızbirliği edip,yemin bozmayan cahillerin,kara beyinlerde günah büyüten,solukları kötü kokan,ağızları  güzel lafa yabancı,kendilerince ağır hayatlarınca içi boş insanların yanında bir eğreti fani .Bir yamuk hayatın ortasında bir dalgalı deniz arayış bu şehir yüzündendi.Ama biliyorum artık, burda deniz hiç olmadı.Burda asfaltlar vardı ve çürürken çürütenler.Burası satılmışlara mekandı ve mezata çıkmaya meraklı olanlara.Burda deniz yoktu ve arınamazdı kimse.Bir Filistin,bir Bağdat,bir Kabil belki de daha yakındı denize..
  Bugünde çatlamadım.Bugünde deniz bakındı gözlerim.
  Hani bir görüverseydim uzaktan,bir yudum rakı olup aksaydı kursağımdan..
  Bir çarpsaydı suratıma dalgasını ve ıslatsaydı baştan ayağa..
  Beklemedim .Çünkü yoktu.
  Bugünde çatlamadım.Düşündüm düşündüm düşündüm.
  Denizin sonu yoktu...............
  




 

Yorum (2) Yorum yaz!

ÜLKEM ..GÜZEL ÜLKEM..

  

  Bu ülkede her an öldürülebilirsiniz..Sokakta yürürken,çay bahçesinde otururken,bir yaz gecesi balkonda çayınızı içerken,bir birahanede maç bitiminde hesap öderken,düğündeki magandaları farketmezken..Yaşama süreniz Allah'a değil ülkenin o andaki ruh haline bağlıdır çünkü..
   Bu ülkedeki öldüren grup her zaman teröristler değildir..Bazen şeriatçılar size kızabilirler.Galeyana gelip sizi Allah aşkıyla katledebilirler.Turan Dursun cinayeti buna örnek olacak en güzel öldürme şeklidir.Birileri size gıcık olabilir hasım belleyebilir ve bir tenhada ümüğünüze çökebilir.Bir alacaklınız sizi borcunuz karşılığında azrail kılığında bir pusuda çökertebilir.Bir yol tecavüzcüsü sizi arabasına alıp önce becerip sonra elleriyle boğabilir. Yada töre gereği öldürülmenizde olasıdır.
   Bu ülkede askerler patır patır öldürülür. Ülkelerini savunurken,kararlılıkla yürütülen operasyonlarda beklenmeyen pusularda, yola döşeli mayınlarda canlarını bırakabilir.Arkalarında koskoca bir Türk halkını bırakarak oracıkta ölen askerlerimizin anlı şanlı kahramanlık hikeyelerinden hep göğsümüz kabarır.
  Bu ülkede hristiyan olmak, eylemci solcu olmak, rahip olmak, kitapevinde başka dinlere ait kitaplar basmak ta öldürülmeniz için sebeptir. Bu ülkede, maaş kuyruğunda güneş altında beklerken sıcaktan, soğukta beklerken kalp sektesinden geberebilirsiniz. Bu ülkede hapishanelerde suçunuzun açıklanmasını beklerken kanser olup takdiri ilahinin garip takdiriylede eşek cennetine gidebilirsiniz.
   Ülkemde gazeteciler öldürülür..Sanıkları aranır taranır bulunmaz.
   Ülkemde kapkaç yapılır sap gibi kalırsınız yada yerlerde sürüklenirsiniz.
   Ülkemde mitinglerde cop yersiniz biber gazının acısını ciğerinize çekersiniz.
   Ülkemde camiye giderseniz "dinci",gitmezseniz "zındık" olursunuz.
   Burda içtiğiniz su bol arseniklidir, yedikleriniz hormonlu, arada sofraya koyduğunuz et kaçak kesimdir.
   Burda siyaset hep çivisizdir. Her başa geçen halkı düzmeye ant içer.
   Atatürk büstlerine işeyebilirsiniz. Cumhuriyeti sevmediğinizde prim yapabilirsiniz.
  Konuşmadan önce kırk kere düşünmekte bu ülkeye has bir özelliktir. Dilinizi kopartabilirler yada sorguya çekilebilirsiniz.
  Bir vatandaş olarak ve bir insan olarak bu ülkede olanları hergün göre göre ömrünüz tükenir.
  Sevinçleriniz kaybolur.Umutlarınız hergün tırpanlanır.Güvenciniz azalır.
  Burda göz göre göre öldürülürsünüz.

Yorum (3) Yorum yaz!

KARA KEKİK KOKUSU..

     Her günkü gibi erkenden çıktı evden.İşe gitmek hayatının en önemli parçasıydı.Hep aynı simitçiden aldı simitini.Tatsız bir kahvaltı yapmakta hayatının bir parçasıydı.Yürüdü servis durağına gitti.Her sabah gördüğü yüzler son zamanlarda değişmeye başlamıştı.Önce tedirgin olmuşlar,sonra suskun olmuşlar ve şimdi görünmez olmuşlardı.İşten çıkarmalar birkaç yüzü yoketmişti..
   Rutin işlerini yaptı.Üstleri..zamanla onlarda değişmişti.Yönetime yaranmak adına gece içip gündüz müdürlerin arkasında saf tutanlar çoğalmış,bayan çalışanlar örtünme gayretine girmiş ve tesettür yanlısı olmuşlardı..Bir parça ekmek için değerlerin satıldığı,ilkelerin değiş tokuş edildiği bu işyeride onun yaşamının bir parçasıydı..Sonra düşündü aslında Türkiye'nin aynasıydı.
   İşyeri çıkışı ayakları her zamanki gibi geri gitti.Evde bekleyen olmaması,her akşam sinir bozucu anahtar sesiyle kapıyı kendine kendinin açması,bir kelam edecek ,bir tıkırtı çıkaracak ses olmaması gerdi onu.Gerginlikte bir parçaydı.Yol birahanelerine takıldı gözü.Bir otursam dedi.Biraz içsem..İçsem nolur ki dedi..Muhabbete eş lazım..İnsanlara baktı gene..Bira içmekten kızarmış gözler,,hafif etekleri sıyrılmış bacak dekoltesi veren kadınlar,bir masada ayaküstü yapılan fahişe pazarlığı..Yok dedi..Eve gitmeliyim.Yanlızlığı yanlız yaşamalıyım.
   Girdiğinde,kapısını kapadığında,bir hafif kıpırtı oldu içinde.Bir tanıdık ,bir dost yerine geçen gitarını aldı eline..Biraz dolaştı parmakları.Boğuldu.Boğuldu defalarca..Sevip unuttuğu kadınları düşündü.Bir tanesi iyi içerdi dedi.Köpek gibi içer sarhoş olmazdı.İyide yatağı vardı.Yorulmadan sevişirdi.Birisi cadıydı paraya tapardı..Biri vardıki fettanın sol bacağıydı..Ama isimler bulurdu ona..Keşke dedi bir kalabalık isim bulsaydı bana ve yanlızlığımda hatırlasaydım..
   Bunaldı cama çıktı..Bir rakı yaptı kendine..Biraz kiraz koydu tabağa..
   Bir ufak kadın gördü uzaktan..Yaklaştıkça tanıdı..Güldü muzipçe çirkin kadın.Yukarı baktı felfecri gözleriyle..
   Aç kapıyı dedi ...
   Ben geldim..
   Kara kekiğim ben geldim...
   Kalabalık değildi takılan isim.Çok tekildi..Ama kokusunu içinde hissetti.


 

Yorum (3) Yorum yaz!

TÜRKİYE...ACI VATAN

  Ekmek 80 kuruş..
   Mazot benzin kapışıyor.İşsizlik resmi rakamlarda yok,sokaklarda var.Kadrolaşma örtülü olanların işine gelecek şekilde kadro doldurmaya devam ediyor.Bir Amerikan reçetesi uğruna,ülke toprakları peşkeş çekilmeye,tarım yokedilmeye,köylü ve çiftçi insanca yaşayamayacak hale getirilmeye devam ediyor.
  Doğalgaza yapılan zam şimdilik yüzde yirmiyi geçmiş,elektriğe yapılan yılın ilk yarısında yüzde elliye dayanmış,emeklilere ve çalışana yapılan zam alda kıçına sok yada git uygun bir yerde geber cinsinden bir zam..Esnaf kepenk kapatmaya devam ederken,eğitim sistemi alt üst edilmiş,sağlık reformu diyerek halka açıklanan paket ,bütün herkesi mağdur etmiş,susuzluk için alınmayan önlemler,bir yanda gizli kapılar altında yapılan anlaşmalar verilen sözlerle iyice siyasallaşan kürt sorunu,devam eden terör olayları,üniversitelerde devam eden öğrenci sorunları,  Cumhuriyet tarihinin toplamından daha fazlaya ulaşmış olan iç ve dış borç rakamları..
  Bunlar ülkenin bir kin,nefret ve dayatmacı islam modeli sonucunda geldiği portre.
  Şimdilerde yapılansa giderayak yapılan pisliğin üzerini örtmek için neron taktiği ile ortalığı yakıp yıkmak..Bir yandan devam eden kapatma davasına karşılık,içeriği belli olmayan ama gösterilen tarafıyla ülkede ne kadar Cumhuriyetçi,Akp iktidarına karşı muhalif olan yazar,emekli ordu mensubu,gazeteci,öğretim üyesi varsa Ergenekon adıyla ilişkilendirilerek,onların saflarında yer alanlara önce korkutma yetmediği yerde yoketme işine girişmedir. 
  Ab den gelen emirlerle ergenekonu sonuna kadar götürme niyetinde olan ülkenin yönetenleri,ab ye muhalif kim varsa tutuklamaya devam ediyor.Bu arada ab dayatmalarının altındaki gizli niyetleri bilen Cumhuriyet yanlılarıda işin içine sokuluyor.Doğu perinçek,hala içerde ne ile suçlandığının belgesi olmadan beklemektedir.İlhan selçuk alınmış ve bırakılmıştır.Daha öncesine gidildiğinde rektör Yücel aşkın bir yıl gibi bir süre içeride tutulmuş ve suçsuz bulunup bırakılmıştır.Çok eskiye gidilecek olursa da marksist leninist faaliyetlerde bulunduğu varsayılan bir sürü insan yıllarca içerde çürütülmüş ve sonra salıverilmiştir.
  İşin içerisine emekli subayların dahil edilmesi ise,Türk ordusununda Ab dayatmalarına karşı olmasından kaynaklanmaktadır.Bu şekilde yıpratmalar önce yandaş medyanın çıkardığı asılsız ve orduyu hedef alan haberlerle başlamış,paşaların özel hayatları pervasızca dile verilmiş ,şimdi gelinen aşamada ise suç isnat edilerek ve gene orduyla sanki gizli pazarlık yapılmışçasına bir imaj yaratılarak ,ordu silinmeye halkın gözündeki saygınlığına şüphe düşürülmeye ve susturulmaya çalışılmaktadır..Bir anlamda yakında emekli olabilecek olan paşalarada zarf atılmaktadır.
   Yani Türk cumhuriyetçiliği,vatan sevgisi,Atataürk ilkelerine bağlı olmak,Sivil hayatı savunmak,gericiliğe ve islam modeline karşı olmak, kuşatma altına alınmayı gerektirir hale gelmiştir.Ab ye ülkeyi şikayet edebilen bu müslüman bozuntusu,şerefsiz yöneticiler,dış güçlerin emrine girmeyi göze alarak ve bu şekilde içte güç oluşturmayı planlayarak ve bundada eğitimsiz halkı ,müslümanlığı birkaç maddeden ibaret sanan satılık kişilikleri kalkındırarak,Milli  egemenliği emperyalizme peşkeş çekmişlerdir.Bu ortamda artık demokrasiden,insan haklarından,halkların eşitliğinden söz edilmesi imkansızdır.
  Türkiye hızla birkaç koldan kendini gösterecek bir iç çatışma ortamına sürükleniyor.Irak ta abd nin yakaladığı ortamı Türkiyede'de yakalama olasılığı hızla yaklaşıyor.
  Yani bir nefret partisi kendi ideolojisini halka kabul ettirmek adına o halkı ateşe atmaktan ve satmaktan çekinmiyor..
  Burası Türkiye..Acı vatan burası.
  Burda anası babası gerçek müslüman olan ,yüreklerindeki vatan ve özgürlük anlayışı hiçbirgüçle değştirilemeyecek insanlar da var.
  Burası tabiki Türkiye..
  Burda nesepsiz olupta devleti ele geçirmeye and içmiş ,bu uğurda kendini düzdürmeyi zevkle kabul etmiş onun bunun çocuklarından kurulu bir düzen de var..
  Ama burası TÜRKİYE CUMHURİYETİ..
 

Yorum (2) Yorum yaz!